Piyon’dan Vezir olmaya giden yolda bir Rehber…

03 Ocak 2010
Korhan Akaydın

From Pawn To Queen

 

  • Bazen amacımıza gidecek yola bir türlü çıkamayız, koşturmaktan fırsat bulup da etrafta neler olup bittiğine bile bakamayız.
  • Bazen bir fikrimiz olur ne yapacağımızı bilemeyiz, bazen de bir şeyler yapmak isteriz ama bir türlü fikir bulamayız.
  • Bazen çok büyür işlerimiz hakim olamayız, bazen de tepe taklak olur  elimizde tutamayız.
  • Bazen sıkılırız ama girdiğimiz işten çıkamayız, bazense içine girecek yeni bir iş bulamayız.
  • Bazen kurumsal olmak isteriz ama patronluğu bırakamayız, çok para kazanmak isteriz ama riski göze alamayız.

Sonuçta her şeyi çok iyi biliriz ama nedense bir türlü doğru yapamayız…

Bunların hepsinin nedenlerine cevap vermek kolay aslında ama sadece duymak isteyenler ve değişime hazır olanlar için. Ünlü İngiliz yazar Aldous Leonard Huxley’in çok sevdiğim bir sözü vardır ”Siz görmezden gelseniz de gerçekler var olmayı sürdürürler” der. Gerçekleri görmek isteyenlere gösterilebilecek her zaman çok şey var ama bunun için her şeyden önce toplum olarak bilginin değerini bilen istekli ve açık fikirli insanlara ihtiyacımız var. Çünkü eğer geliştirmek istediğiniz bir insan ise siz ne kadar bilirseniz bilin bildikleriniz ancak karşınızdakilerin sizi anlayabildiği hatta öncelikle anlamak istediği kadardır.

Bazen önümüzdeki her kapıyı bize zorluk çıkartacak kapalı bir kapı olarak, bazen de kendi geleceğimize açılacak yepyeni bir fırsat olarak görürüz. Aslında çoğu zaman nereye baktığımızdan çok daha önemlidir nereden baktığımız. Bu süreci etkileyen en önemli parametre ise motivasyondur. Motivasyon bizi başarıya götürebilecek yegane yakıtımızdır ve iki şekilde elde edilebilir; dış kaynaklardan veya kendi içimizden. Eğer yakıtı dışarıdan alıyorsanız istasyon bulamayacağınız yollara çıkmayın ama kendiniz üretmeyi öğrendiyseniz hiç bir yere gitmekten de korkmayın. Aslında hepimizin içinde bunun için yeterli kaynak mevcuttur yani genelde çözüm kendi içimizdedir ama bir türlü bulamayız onu. Çünkü bir insanın yapabileceği en zorlu yolculuktur kendi içine yapacağı yolculuk. Ancak bu yolculuğu tamamladığınızda başarıya doğru gerçek bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

İstediğiniz bir yere varmayı amaçladığınız uzun bir yolculuğa çıkacaksanız ilk yapmanız gereken şey aracınızın sizi oraya güvenli bir şekilde götürüp götüremeyeceğinden emin olmaktır. Bunun için önce aracınızı yani kendinizi tanımalısınız.

  • Aracınız planladığınız yolculuk için uygun durumda mı?
  • Aracınızın eksiklerini tamamlayabilmek için yeterli kaynaklara sahip misiniz?
  • Hangi eksikleri yola çıkmadan tamamlamanız gerektiğini, hangilerini yolda tamamlayabileceğinizi biliyor musunuz?
  • Yolculuğunuz hangi şartlar altında ne kadar sürebilir?
  • Bu şartlar neye göre değişir ve sizin öncelikleriniz nedir?
  • Detaylı bir yol haritanız var mı?
  • Mola yerlerinizi belirlediniz mi?
  • Doğru yolu takip ettiğinizden nasıl emin olacaksınız?
  • Ne kadar yakıta ihtiyacınız olduğunu ve bunu nasıl temin edeceğinizi biliyor musunuz?
  • Yolculuğunuz süresince ne tür dış kaynaklara ihtiyaç duyabileceğinizi biliyor musunuz?
  • Vardığınız zaman ne olacak???

Varmak kadar önemli bir diğer konu da yolun farkında olmaktır. Asıl olan ”Yol”dur ve önce yolda kalabilmeyi ve sonra yolun keyfini sürmeyi öğrenmek gerekir. Yaşadığımızı bizlere hissettiren, gösteren, öğreten ve duygularımıza yön veren ”Yol”dur. Yolda olmak çoğu zaman varmaktan daha kıymetli ve önemlidir.  Vardığınızda yol bitmiş olacak, mutlu olacaksınız ama tüm tatillerin bir sonu vardır ve potansiyel her zaman gerçekleşenden daha değerli ve heyecan vericidir. Varmak amacımız olabilir ama ”Yol”da olmak hayatın kendisidir. Yola hakim olmayı, gücümüzü ve sınırlarımızı tanımayı sonra da yolun keyfini çıkartmayı öğrenmeliyiz, çünkü vardığınız yerde biraz kaldıktan sonra ilk isteyeceğiniz şey tekrar yeni bir ”Yol”a daha çıkmak olacaktır.

Aslında hepimizin içinde büyük bir cevher vardır ama çoğu insan bunun farkına bile varamadan yaşlanıp gider. Zaten farkına bile varılsa sınırlarına ulaşamayacağımız derinlikteki beyinlerimizin dehlizlerinde haritasız define aramak beyhude bir çaba olurdu. Yüzyıllardır felsefe, eğitim, bilim ve iş dünyasından binlerce yazar, akademisyen, bilim ve iş insanı bu cevheri ortaya çıkartmanın yolunu aramış ve çok değerli veriler elde etmişlerdir.

Sonuç olarak ortaya çıkan şudur ki söz konusu cevhere ulaşabilmemiz yani hayatta başarılı olabilmemiz için gerekli olan yol haritası bir takım sorulardan oluşmaktadır. Kendimize doğru soruları, doğru sırayla sorduğumuzda her bir kapı kolayca açılacak ve kendimizi keşfimiz başlayacaktır. İhtiyacımız olan, soruların cevapları üzerine düşünüp bir sonraki soruya hazırlanmak  ve bu yolculuğu tamamlayıp içimizdeki cevhere ulaşabilmektir.

 

KORHAN AKAYDIN

 

-Önemli Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik özgündür ve site sahibine aittir (kaynak gösterilenler hariç). İçerik hiç bir gerekçeyle izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.